Mülteciler, 6 Mayıs’ta biyometrik veri güncellemesi bahanesiyle polis merkezlerine çağrıldıklarını ve ardından gözaltına alınıp Delhi’deki Inderlok Gözaltı Merkezi’ne götürüldüklerini anlattılar.
Gözaltına alınan Rohingyalardan Soyed Noor, ellerinin bağlandığını, yüzlerinin örtüldüğünü ve esir gibi gemiye bindirildiklerini belirtti. Denize bırakıldıklarında can yeleği verildiğini ve ip yardımıyla kıyıya yüzerek çıktıklarını aktardı.
Mülteciler, gemide kötü muamele gördüklerini, bazılarına dayak atıldığını ve dini kimlikleriyle ilgili sorgulandıklarını ifade etti. Askerlerin “Neden Hindu olmadınız?” diye sorduğunu ve bazılarının sünnetli olup olmadığını kontrol ettiklerini aktardılar.
Birleşmiş Milletler Myanmar Özel Raportörü Thomas Andrews, yaşananların önemli kanıtlarla desteklendiğini belirterek, bu uygulamanın insan hayatını büyük tehlikeye attığını vurguladı. BM ve insan hakları örgütleri, Rohingya mültecilerin Andaman Denizi’ne bırakılmasının hayatlarını aşırı riske attığını dile getirdi.
Mültecilerin yakınları, geri getirilmeleri ve tazminat ödenmesi için Hindistan Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak bir yargıç, iddiaları “hayal ürünü” olarak nitelendirdi. Mahkeme, davayı görüşerek Rohingyaların mülteci mi yoksa kaçak göçmen mi olduğuna karar verecek.
Arakanlı Müslüman Rohingyalara Myanmar’da vatandaşlık hakkı tanınmıyor. 2017’de Myanmar ordusunun başlattığı operasyon sonrası yüzbinlercesi Bangladeş’e ve diğer ülkelere sığınmak zorunda kaldı. Hindistan’da yaşayan Rohingya topluluğu ise artan sınır dışı edilme vakaları nedeniyle büyük korku içinde.
Reklam & İşbirliği : [email protected]