Anglia Ruskin University araştırmacıları tarafından yapılan çalışmada, bambunun metabolik sağlık, sindirim sistemi ve kalp-damar hastalıkları üzerinde olumlu etkilere sahip olabileceği belirlendi. Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi olan bambu, bazı türlerinde günde 90 santimetreye kadar uzayabilmektedir. Çin ve Hindistan, en büyük bambu üreticileri olarak öne çıkarken, bambu filizleri Asya mutfağında yaygın olarak tüketilmektedir.
Bambu filizleri yüksek protein içeriğine sahip, orta düzeyde lif oranına ve düşük yağ içeriğine sahiptir. Ayrıca selenyum, potasyum, temel amino asitler, tiamin, niasin, A vitamini, B6 vitamini ve E vitamini gibi besin ögelerini içermektedir.
Yapılan çalışmalar, bambu tüketiminin kan şekeri kontrolünü iyileştirdiği, glisemik dengeyi desteklediği ve lipid profillerinde iyileşme sağladığını göstermektedir. Bu durum, kalp-damar hastalıkları riskini azaltabilir.
Bambu, farklı lif türlerini içererek bağırsak fonksiyonlarını iyileştirebilir. Aynı zamanda antioksidan ve anti-inflamatuar etkileri artırabilir, hücre toksisitesini azaltabilir ve hücre canlılığını artırabilir.
Bazı bambu türlerinde bulunan siyanogenik glikozitlerin yanlış tüketilmesi siyanür zehirlenmesine yol açabilir. Ayrıca, tiroit hormonlarının üretimini baskılayabilecek bileşikler içerebilir ve guatr riskini artırabilir. Bu riskler, bambunun önceden haşlanarak tüketilmesiyle önlenebilir.
ARU Halk Sağlığı Profesörü Lee Smith’e göre, bambu doğru şekilde hazırlandığında sağlıklı ve sürdürülebilir bir besin olabilir. Ancak, daha fazla ve yüksek kaliteli klinik çalışmaların yapılması gerekliliği vurgulanmaktadır.
Reklam & İşbirliği : [email protected]