Temmuz 1969‘da Neil Armstrong‘un “İnsan için küçük, insanlık için dev bir adım” sözleri tüm dünyada yankılanmıştı. NASA’nın Apollo programı, insanları Ay yüzeyine indirmeyi başararak uzay keşiflerine olan ilgiyi artırmış ve bir nesle bilim yolunda ilham vermişti. Şimdi ise NASA, Artemis programı ile yeni bir nesli heyecanlandırmayı amaçlıyor. Apollo’nun ikiz kardeşi Artemis Yunan mitolojisinde Apollo’nun ikiz kız kardeşi olan Artemis’in adını taşıyan bu program, selefinin bir kopyası değil.
Program kapsamında tarihin ilk Ay uzay istasyonu inşa edilecek. Bu sayede uzun süreli araştırmalar yapılabilecek ve gelecekte Mars’a insan gönderilmesinin yolu açılacak. Ayrıca bu görevlerle birlikte Ay’a ilk kez bir kadın ve siyahi bir erkek ayak basacak. Gezegen bilimci Profesör Sara Russell, programın toplum üzerindeki etkisine dikkat çekerek, Apollo görevlerinin ardından yaşanan büyük heyecanın Artemis ile yeniden canlanacağını belirtiyor.
Bilimsel bir zaman kapsülü olarak Ay, Dünya’nın tarihini anlamak için de kritik bir öneme sahip. Dünya’daki hava sistemleri nedeniyle kayaçlar hızla aşınırken, Ay’da erozyonun çok az olması 4,5 milyar yıllık kayaçların bir zaman kapsülü gibi korunmasını sağlıyor. Artemis programı, daha önce sadece ekvator bölgesine yakın yerlerin incelendiği Ay’da bu kez Güney Kutbu’nu hedefliyor.
Program, her biri kritik aşamalardan oluşan bir dizi görevden oluşuyor:
Görevleri mümkün kılan teknolojiler şunlardır:
Önceki tüm inişler Ay’ın ekvator bölgesine yapılmıştı. Güney Kutbu’nun seçilme nedenleri stratejik ve bilimsel bazı nedenlerden oluşuyor. Sürekli karanlıkta kalan kraterlerde donmuş halde su bulunduğu düşünülüyor. Bu suyun, gelecekte içme suyu, oksijen ve roket yakıtı (hidrojen) üretimi için kullanılması planlanıyor. Kutup bölgelerindeki yüksek tepeler neredeyse sürekli güneş ışığı alır, bu da istasyonlar için kesintisiz enerji demek.
Ay’da kalıcı bir insan varlığı oluşturmak, güneş sisteminin derinliklerine yapılacak yolculuklar için hayati önem taşıyor. Ay’ın yerçekiminin Dünya’ya göre çok daha düşük olması, roket fırlatmayı daha kolay ve maliyetsiz hale getiriyor. Bu durum, Ay’ı Mars gibi uzak hedefler için ideal bir sıçrama tahtası yapıyor.
Bilim insanları, Artemis programının sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda gelecek nesil bilim insanları için büyük bir ilham kaynağı olacağını öngörüyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]