İran yönetimi, 13 Haziran’da İsrail‘in saldırılarıyla alevlenen çatışmalardan bu yana nükleer programını büyük ölçüde ilerletmedi. Tahran’ın son 6 ayda nükleer yakıt zenginleştirme ve nükleer savaş başlığı geliştirme kapasitesini yeniden inşa etme yolunda önemli adımlar attığına dair “sınırlı göstergelerin bulunduğu” öne sürüldü.
İstihbarat kurumları, çatışmalar süresince vurulan Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisteki zenginleştirilmiş uranyumun “halen gömülü ve bakir” olduğunu düşündükleri iddia edildi. Buna rağmen Tahran, Natanz ve İsfahan yakınlarındaki nükleer tesislerde kazı çalışmalarını artırdığı ileri sürüldü.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinde ABD Başkanı Donald Trump‘ın, Beyaz Saray ve Savunma Bakanlığı tarafından ortaklaşa hazırlanan İran‘a olası saldırı seçenekleri konusunda bilgilendirildiği iddia edilmişti. Bu seçeneklerin arasında İran yönetimi ile Devrim Muhafızları Ordusu‘na ait tesislerin hedef alınacağı geniş çaplı bombardımanı içeren “büyük planın” da yer aldığı öne sürülmüştü.
İran‘a yönelik “Gece Yarısı Çekici” Operasyonu İsrail, 13 Haziran 2025’te İran‘ın çeşitli kentlerinde nükleer ve askeri tesisler ile sivil yerleşim yerlerini hedef alan saldırılar başlatmıştı. ABD, 22 Haziran 2025’te İran‘ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki 3 nükleer tesisine, sadece ABD‘nin elinde bulunan ve “sığınak delici” bombalarla “Gece Yarısı Çekici” adını verdiği operasyonla saldırılar düzenlemişti.
ABD Başkanı Donald Trump, saldırıları “büyük başarı” şeklinde nitelerken medyaya sızan ilk hasar değerlendirme raporunda saldırıların İran‘ın nükleer programını “yok etmediği” sadece “birkaç ay gerilettiği” öne sürülmüştü. Trump yönetimi, ABD basınındaki haberlere sert tepki vermiş, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Pentagon sızma hakkında soruşturma başlattığını duyurmuştu.
Reklam & İşbirliği : [email protected]