“Sarı Hat” çevresinde çadırlarda yaşam mücadelesi veren aileler, ramazanı neredeyse boş sofralar, yetersiz gıda ve her an yeniden yerinden edilme endişesiyle karşılamak zorunda kalırken geceleri yükselen kurşun sesleri ve her an öldürülme korkusu gölgesinde oruç tutmaya çalışıyor. Yerlerinden olan ve İsrail’in yardım girişlerine getirdiği kısıtlamalar nedeniyle Filistinliler, karşı karşıya oldukları gıda sıkıntısını ramazanda daha da derinden hissediyor. Filistinliler, bir yandan derme çatma çadırlarda suyun, elektriğin olmadığı bir yaşam mücadelesi verirken diğer yandan da iftar ve sahurda sofraya bir kap sıcak yemek koyma derdinde.
Gazze’yi ikiye ayıran ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgelerde yaşam mücadelesi veren Filistinlilerin çilesi ise daha ağır. Kaldıkları çadırlara yakın bölgelerde İsrail askerleri ve tankları bulunuyor. Ateşkesi sık sık ihlal eden İsrail askerleri, Sarı Hat’tı geçtiği gerekçesiyle çocuklara bile ateş açmaktan, öldürmekten geri durmuyor. Tüm bu ağır şartlar altında Gazze’de yaşayan 2 milyondan fazla Filistinli, ramazan ayını geçirmeye çalışıyor.
Sarı Hat yakınında yaşayan 35 yaşındaki bir Filistinli anne, çocuklarıyla hayatta kalma mücadelesi verdiğini belirterek yaşadıkları zorlukların tarif edilemeyecek boyutta olduğunu söyledi. Ramazanın ilk günlerini ağır bir gerçeklikle karşılamalarının üzücü olduğunu belirten anne, yaşadıkları korku ve yokluk içinde olduklarını dile getirdi. Geceleri yaşadıkları korkuyu anlatan anne, çocuklarının güvenliği için sürekli endişe içinde olduklarını ifade etti.
Diğer detaylar ve benzeri hikayeler, Gazze’deki binlerce aile için ramazanın sadece ibadet ve sabır ayı olmadığını, aynı zamanda hayatta kalma mücadelesinin sürdüğü bir zaman dilimi olduğunu gösteriyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]