Bejar, çocuklarının internet kullanımı konusunda endişelenmeyen ebeveynlerin veya kötü deneyim yaşamamış gençlerin artık bulunmadığını ifade ediyor. Hükümetler de bu endişelere kulak vermeye başladı. İngiltere, büyük sosyal medya platformlarına erişim için asgari yaş sınırını 16 olarak belirlediğini duyuran son ülke oldu. Geçen yıl Avustralya’nın Instagram, Facebook, YouTube, TikTok ve Snapchat gibi platformlara yaş sınırlaması getirmesinin ardından, sosyal medya yasakları küresel bir eğilim haline geldi. Meta’nın bağımlılık yaratan ürünler geliştirdiği ve platform güvenliği konusunda tüketicileri yanılttığı iddialarıyla ABD’deki davalarda suçlu bulunması, dünya genelindeki siyasetçilerin harekete geçmesini hızlandırdı. Meta, gençlerin ruh sağlığı gibi karmaşık bir konunun tek bir nedene bağlanamayacağını savunarak alınan kararlara itiraz edeceğini açıkladı.
Büyük teknoloji şirketleri, bu kısıtlamalara karşı lobilerini artırdı. Sektör, Avrupa Birliği’nde yaptığı lobi çalışmalarına harcadığı bütçeyi iki yılda üçte bir oranında artırarak yaklaşık 150 milyon euroya çıkardı. Yapay zeka yanı sıra sosyal medya yasakları da Brüksel’deki görüşmelerin ana gündem maddelerinden biri haline geldi. ABD’de benzer bir süreç yaşanıyor. Teknoloji şirketleri, çocuklara zarar vermemeyi amaçlayan Çevrim İçi Çocuk Güvenliği Yasası’na (KOSA) karşı yoğun bir kulis faaliyeti yürütüyor. Sektörün 2020-2024 yılları arasında federal lobi faaliyetleri için harcadığı toplam miktar 260 milyon dolara ulaştı.
ABD’de federal düzeyde sosyal medya yasağı uygulamasının uzak bir ihtimal olduğu belirtiliyor. İfade özgürlüğünü koruyan anayasa maddesi, siyasi tıkanıklıklar ve teknoloji sektörünün ekonomik gücü nedeniyle bu yönde bir adım atılması beklenmiyor. Donald Trump yönetimi, yurt dışındaki teknoloji düzenlemelerine eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmaya devam ediyor. Uzmanlar, Birleşik Krallık’ın Avustralya’dan sonra sosyal medya kısıtlamalarına dahil olmasını küresel bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor. Teknoloji şirketlerinin kamuoyu desteğini kaybetmesiyle birlikte, siyasetçilerin uzman değerlendirmeleri yerine halkın tepkilerini dikkate aldığı ve platformları kapatma politikasının öne çıktığı vurgulanıyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]