SON GELİŞME
--:--:--
USD49,63EUR55,61ALTIN6.423,12Istanbul23° Bulutlu1:52İKİNDİ'YEKALAN SÜRE
Gündem

Modern Ticaret, Her Yıl Yıl Sonu Alışveriş Sezonunda Yeni Bir Sınav Veriyor

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Modern Ticaret, Her Yıl Yıl Sonu Alışveriş Sezonunda Yeni Bir Sınav Veriyor

AppsFlyer Avrupa, Türkiye ve Orta Doğu Satış Direktörü Ece İnanç Stepien

Yıl sonu alışveriş sezonu, pazarlama takviminde çoğu zaman sıra dışı bir dönem olarak değerlendirilir. Aslında, yıl boyunca devam eden trendlerin daha görünür hâle geldiği bir dönemdir.

Yıl boyunca uygulanan pazarlama stratejileri, bu dönemde zorlu bir sınavdan geçer. Müşteri yolculukları daha karmaşık hâle gelir ve medya harcamaları yükselir. Aynı anda daha fazla tüketici alışverişe yönelir ve ölçümleme eksikliklerinin veya birbirinden kopuk müşteri deneyimlerinin sonuçlarını göz ardı etmek zorlaşır.

Bu nedenle yıl sonu alışveriş sezonu, e-ticaret pazarlamasını şekillendiren temel trendleri ve bunların ne anlama geldiğini değerlendirmek için önemli bir fırsat sunar.

Yıl sonu alışveriş sezonu, artık yılın daha büyük bir bölümüne yayılıyor

İlk değişimi, zamanlamada görüyoruz. Yıl sonu alışveriş talebi, artık geleneksel tatil takviminin sınırları dışına taşıyor.

Prime Day ve perakendecilerin düzenlediği alışveriş etkinliklerinin giderek artması, yıl boyunca önemli kampanya dönemleri yaratmaya başladı. Aynı zamanda geleneksel 4.çeyrek sezonu da daha erkene çekiliyor.

AppsFlyer’ın kendi verilerine göre, Kara Cuma (Black Friday) ve Siber Pazartesi (Cyber Monday) döneminde reklam harcamaları yaklaşık %84 artarken, tüketici geliri de yaklaşık %67 ile buna yakın bir artış gösteriyor. Buna karşılık, yeni uygulama yüklemelerindeki artış ise %16 ile sınırlı kalıyor. Türkiye’de de kampanya dönemi benzer bir görüntü sunuyor: 2025 Kasım ayında e-ticaret hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre %41,5 artarken, işlem sayısındaki artış %11,6’da kaldı. Yapılan ekstra harcamalar, yeni müşteriler kazanmaktan çok, zaten mevcut olan talebi satın almaya dönüştürmeye yönelik. Asıl büyük fırsat ise çoğu zaman yoğun dönemin sonrasında, yani “5.çeyrekte” ortaya çıkıyor. Aralık sonundan ocak sonuna kadar uzanan bu dönemde, yeni alışveriş uygulaması müşterisi edinmenin maliyeti yıl sonu alışveriş dönemi öncesi baz seviyeye göre yaklaşık %18 daha düşük. Buna karşın satın alma geliri yüksek seviyede kalmaya devam ediyor ve uygulama kullanımında yaklaşık %30 daha yüksek seyrediyor. Müşteri edinmenin en düşük maliyetli ve en yüksek değer sağlayan dönemleri, giderek herkesin rekabet ettiği o alışveriş haftasının dışına taşınıyor.

Markalar ayrıca “yıl sonu alışveriş sezonunun” her kategori için aynı anlama gelmediğini de fark ediyor. Ev geliştirme ve yapı market kategorisi için tatil sezonu ilkbahar olabilirken; giyim, elektronik ve eğitimle ilgili satın alımlarda okula dönüş dönemi benzer bir rol oynuyor. Yeni ebeveynler ise takvimle hiçbir ilgisi olmayan, aylar süren ve normalden çok daha yüksek harcamaların yapıldığı bir döneme adım atıyor. Türkiye’de de kategoriler arasındaki fark belirgin. Kasım ayında e-ticaretin genel ticaretteki payı beyaz eşya ve küçük ev aletlerinde %61,4’e, elektronikte %49,4’e, spor ve outdoor’da %48,5’e çıkarken, gıda ve süpermarkette yıl boyunca %5 civarında kaldı. Takvimin etkisi yalnızca kampanyalarla da sınırlı kalmadı. Ramazan ve Kurban bayramlarının ilk günleri 2025’in en az işlem yapılan günleri arasında yer aldı.

Kişiselleştirme sayesinde, bu farklılıklar pazarlama açısından daha etkin şekilde kullanılabilir. Türkiye’de markalar bu potansiyeli kullanmaya henüz yeni başlıyor: Ticaret Bakanlığı’nın E-Ticaretin Görünümü 2025 raporuna göre e-ticaret işletmelerinin yaklaşık %75’i yapay zekâ kullanıyor; ancak kişiselleştirilmiş ürün önerileri için yapay zekâdan yararlananların oranı %19,9’da kalıyor. Ayrıca, işletmelerin %24’ü chatbot kullanırken, %16,8’i ürün arama ve sipariş süreçlerinde sesli asistanlardan yararlanıyor. Bununla birlikte, işletmelerin büyük çoğunluğu yapay zekâ kullanımında henüz erken veya deneysel aşamada bulunuyor. Buradaki temel çıkarım şu: Sezonluk pazarlama artık herkes için geçerli tek bir takvimi temel alamaz. Markaların, kendi müşterileri ve kategorileri için talebin ne zaman yoğunlaştığını anlaması ve bu yaklaşımı 4. çeyreğe de taşıması gerekiyor.

Yıl sonu alışveriş sezonunda, müşteri yolculuğu daha fazla mecraya yayılıyor

İkinci değişimi, müşteri yolculuğunun gerçekleştiği mecralarda görüyoruz. Tüketiciler satın alma kararına giden yolda artık daha fazla platform ve kanaldan geçiyor.

Arama motorları, sosyal medya, pazaryerleri, markaların web siteleri ve uygulamalara ilave olarak, yapay zekâ asistanları da artık ürün keşfetme yolculuğunun duraklarından biri hâline geliyor. Öneri almak için bir yapay zekâ asistanına sorular soran, TikTok’ta ürün tanıtımlarını izleyen, Amazon’da yorumları inceleyen bir müşteri, sonunda alışverişini doğrudan markanın web sitesinden ya da uygulamasından yapabilir. Müşteri yolculuğunda artık eskisinden çok daha fazla durak var. Türkiye’de de yapay zekâ bu yolculuğun bir parçası hâline geliyor. TÜİK verilerine göre üretken yapay zekâ kullanan bireylerin oranı bir yılda neredeyse ikiye katlanarak 2025’teki %19,2’den 2026’da %37,6’ya çıktı; kullanıcıların %86,4’ü bu araçları gündelik, kişisel amaçlarla kullanıyor.

Tatil dönemindeki yoğunluk, bu karmaşıklığı daha da görünür hâle getiriyor. Aynı anda daha fazla müşteri yolculuğu gerçekleştiğinde, bu ortamların birlikte nasıl işlediğini anlamanın önemi de artıyor.

Bu mecralar giderek “kapalı ekosistemlere” dönüşüyor

Müşteri yolculukları daha fazla ortama yayıldıkça, markalar bu ortamlarda ne olup bittiğini görmekte zorlanıyor.

Ürün keşfi ve ticaretin önemli bir kısmı artık kendi verilerini ve ölçümleme sistemlerini kontrol eden pazaryerleri, sosyal platformlar ve diğer ekosistemlerin içinde gerçekleşiyor. Yapay zekâ asistanları da keşif sürecindeki etkisi kayda değer olabilecek, ancak markaların doğrudan gözlemlemesinin hâlâ zor olduğu yeni bir katmanı beraberinde getiriyor.

Bu durum önemli bir çelişki ve gerilim yaratıyor: Müşteri yolculuğu genişlerken, markanın bu yolculuktaki görüş alanı giderek daralıyor.

Yıl sonu alışveriş sezonunda, bütçe kararları da bu gerilimden doğrudan etkileniyor. Her büyük platform kendi performansına ilişkin ikna edici bir hikâye anlatabilir. Ancak bu mecraların birbiriyle nasıl karşılaştırıldığı, nerelerde örtüştükleri ve aynı müşterinin nihai satın alma sonucuna nasıl katkıda bulundukları sorularını cevaplamak hiç kolay değil.

İşte bu yüzden, müşteri yolculuğu parçalandıkça bağımsız ve kanallar arası ölçümleme değer kazanıyor. Artık mesele; her kanalı tek başına ölçmekten ziyade, kanallar arasında daha doğru kararlar verebilmek için müşteri yolculuğunun bütününü yeterince net görebilmek.

Müşteri değeri, giderek yıl sonu alışverişlerinin ötesine taşınıyor

Müşteriyi elde tutmaya verilen önemin artması da pazarlamacıların anlık satışın ötesine baktığının bir başka göstergesi.

AppsFlyer’ın 2026 e-ticaret verilerine göre, Mart ayında iOS e-ticaret reklam harcamalarının %92’sini yeniden pazarlama oluşturuyordu. Bu oran 2025’te %77 seviyesindeydi. ABD’de Android yeniden etkileşim (re-engagement) kampanyaları ise dönüşümlerde %231 artış sağladı.

Bu durum yıl sonu alışveriş sezonunda özellikle önem kazanıyor. Çünkü 4. çeyrek, edinme maliyeti yüksek ve kaybetmesi kolay olan çok sayıda yeni müşteriyi beraberinde getiriyor.

Dolayısıyla gerçekleşen satış, hikâyenin ancak bir bölümünü anlatıyor. Bir kanal satış sağlasa da müşterinin yeniden alışveriş yapmasını sağlayamıyorsa, uzun vadeli bir müşteri ilişkisi başlatan başka bir kanala kıyasla nihayetinde daha az değerli olabilir.

Bu nedenle yıl sonu alışveriş sezonu performansının giderek daha uzun bir zaman dilimi üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor. 4. çeyrek harcamalarının gerçek getirisi, 5. çeyrekte ve hatta takip eden yıl boyunca olan biteni de kapsıyor.

Mobil, markanın müşteri ilişkisini kendi kontrolüne almasında kilit rol oynuyor

Bu uzun vadeli ilişki, markaların müşteriye başkalarının platformları üzerinden ulaşması ile kendi kanalların üzerinden doğrudan ulaşması arasındaki farkı daha da önemli hâle getiriyor. EMARKETER’ın öngörüsüne göre, mobil cihazlar 2027 yılında ABD perakende e-ticaret satışlarının yarısından fazlasını oluşturacak ve bu seviyeye önceden öngörülenden bir yıl daha erken ulaşılacak. Bununla birlikte, mobil ticaretin önemli bir bölümü hâlâ, markaların müşterilerle sınırlı bir ilişki kurabildiği pazaryerleri, sosyal platformlar ve mobil web siteleri üzerinden gerçekleşiyor. Türkiye’de mobilin ağırlığı bu eşiğin çok ötesinde konumlanıyor. Ticaret Bakanlığı raporuna göre 2025 yılında işlem sayısının %91’i, işlem tutarının ise %80’i mobil uygulamalar üzerinden gerçekleşti.

Uygulamalar ise bu denklemi değiştiriyor. Markalara müşterileriyle kalıcı ve tanımlanabilir bir bağ kurabilecekleri; kişiselleştirme, sadakat ve tekrarlanan etkileşimin zamanla içinde birbirini güçlendirebileceği bir alan sağlıyor.

Böylece mobil, bir alışveriş kanalından ibaret kalmıyor. Ürün ve marka keşfi süreci parçalandıkça uygulama, markanın doğrudan kendi kanallarından kurduğu müşteri ilişkisinin temel dayanağı hâline gelebilir.

Markalar talebin olağanüstü yüksek olduğu dönemlerde, sezon sona erdikten sonra da geliştirmeye devam edebilecekleri müşteri ilişkileri kurabilir. Yıl sonu alışveriş sezonunun sunduğu asıl büyük fırsat da budur.

Yıl sonu alışveriş sezonu bize ne gösteriyor?

Yıl sonu alışveriş sezonunu değerli kılan unsurlardan biri, ortaya çıkardığı veri ve içgörü miktarıdır. Markalar yılın başka pek çok dönemine kıyasla daha kısa bir zaman diliminde daha fazla müşteri, daha fazla müşteri yolculuğu ve daha fazla harcamayla karşılaşırken, tüketicinin ilgisini çekmek için daha yoğun bir rekabetle karşı karşıya kalıyor.

Yani 4. çeyrek, son aydınlatıcı bir dönem. Markalar bu dönemde platformlar arasındaki ilişkilendirme ve ölçümlemenin nerede yetersiz kaldığını, hangi müşteri edinme kanallarının tekrar alışveriş yapan müşteriler kazandırdığını, doğrudan ilişkilerin nerede daha güçlü olduğunu ve kampanya dönemi sona erdikten sonra değerin ne kadarının kalıcı olduğunu görebiliyor.

Bu soruların yanıtları yıl sonu alışveriş sezonu bittikten sonra da önemini koruyor. Ocak ayına gelindiğinde markaların; müşterilerinin pazarda gerçekte nasıl hareket ettiğini, hangi müşteri ilişkilerine gerçekten sahip olduklarını ve pazarlama altyapılarında hâlâ hangi boşlukların bulunduğunu daha net görebilmesi gerekiyor.

Sonuç olarak yıl sonu alışveriş sezonu, ticareti yeniden şekillendiren trendleri ve markaların bu trendlere yanıt vermek amacıyla yıl boyunca geliştirdiği uygulamaları en zorlu koşullarda sınayan bir dönemi temsil ediyor.

Benzer Haberler

Tümü
Modern Ticaret, Her Yıl Yıl Sonu Alışveriş Sezonunda Yeni Bir Sınav Veriyor
Modern Ticaret, Her Yıl Yıl Sonu Alışveriş Sezonunda Yeni Bir Sınav Veriyor
SECO Aftermarket, Otomotiv Yedek Parçalarında Kalite ve Güvenilirliğin 60. Yılını Kutluyor
SECO Aftermarket, Otomotiv Yedek Parçalarında Kalite ve Güvenilirliğin 60. Yılını Kutluyor
Afrika’ya doğrudan yabancı yatırım 2025’te 70 milyar dolarla 1990’dan bu yana en yüksek üçüncü seviyeye ulaştı
Afrika’ya doğrudan yabancı yatırım 2025’te 70 milyar dolarla 1990’dan bu yana en yüksek üçüncü seviyeye ulaştı
Rixos Mısır 2027’yi uluslararası yıldızlarla karşılıyor
Rixos Mısır 2027’yi uluslararası yıldızlarla karşılıyor
RISO Yeni ComColor GN Serisini Piyasaya Sürdü: Saatte 180 sayfaya kadar baskı hızı sunan yüksek hızlı mürekkep püskürtmeli yazıcılar
RISO Yeni ComColor GN Serisini Piyasaya Sürdü: Saatte 180 sayfaya kadar baskı hızı sunan yüksek hızlı mürekkep püskürtmeli yazıcılar
Kedi ve Köpek Sahipleri İçin Pratik Çözüm: Bialin’s Mama Bulucu ile Doğru Mama Beş Adımda Bulunuyor
Kedi ve Köpek Sahipleri İçin Pratik Çözüm: Bialin’s Mama Bulucu ile Doğru Mama Beş Adımda Bulunuyor
İzmir' de Haberin Doğru Adresi
Copyright © 2025 Tüm hakları SAYFA HABER' de saklıdır. Seobaz Haber Teması