Ukrayna-Rusya savaşı, Suriye krizi, Gazze’nin yerle bir olması gibi küresel konular, Avrupa Birliği’nin doğrudan etkileyemediği alanlar arasında yer alıyor. AB, küresel bir aktör olma hedefiyle yola çıksa da son yıllarda bu hedefinden uzaklaşmış gibi gözüküyor. Ancak bazı özel durumlar da dikkate alındığında AB’nin uluslararası alandaki rolü göz ardı edilmemeli.
Prof. Dr. Tarık Oğuzlu’na göre, AB, post-modern bir cennette yaşıyormuş gibi hissederek, uluslararası kimliğe yatırım yapma zorunluluğu hissetmemiş. Ancak günümüzde AB, ABD, Rusya ve Çin arasında sıkışmış bir konumda bulunuyor. Özellikle ABD’nin Avrupa’ya verdiği destek azalırken, Rusya ve Çin gibi güçlerin etkisi artmış durumda. AB’nin kendi kimliğini oluşturması ve stratejik hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Prof. Dr. Oğuzlu, AB’nin krizlerle birlikte kendine geldiğini ve bir arada kalmak zorunda olduğunu belirtiyor. Ancak AB’nin karşı karşıya olduğu zorluklar, özellikle aşırı uçların yükselişi ve büyük güçlerin AB’nin iç zayıf noktalarını kullanma isteği gibi konular, geleceğe dair belirsizlik yaratıyor. Ancak, Oğuzlu’nun vurguladığı gibi, AB’nin ortak bir iradeyle doğru adımları atması durumunda bu zorlukların üstesinden gelebileceği görüşü hakim.
Reklam & İşbirliği : [email protected]