Amerikan Axios haber platformunun konuya vakıf üç kaynağa dayandırdığı habere göre, Rubio ile Raul Guillermo Rodriguez Castro arasındaki gizli temaslar, müzakereden ziyade “geleceğe yönelik görüşmeler” olarak nitelendiriliyor. Diplomatik kanallar atlanarak gerçekleştirilen bu görüşmelerin “oldukça dostane” geçtiği belirtiliyor. ABD yönetiminin tutumunun “Küba’daki rejimin gitmesi gerektiği” yönünde olduğu ve söz konusu sürecin nasıl sonuçlanacağına ABD Başkanı Donald Trump’ın karar vereceği iddia ediliyor.
Rubio’nun, Küba’nın mevcut Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel ya da diğer üst düzey hükümet yetkilileriyle herhangi bir temas kurmadığı aktarılıyor. Trump yönetiminin 94 yaşındaki Raul Castro’yu ülkenin “gerçek karar vericisi” olarak gördüğü savunuluyor. Washington yönetiminin Havana’daki rejim üzerinde baskı kurduğu iddia edilen haberde, ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonunun Küba üzerindeki bu baskıyı artırdığı ifade ediliyor.
Trump, 17 Şubat’ta, ABD’nin Küba ile temasta olduğunu belirterek, görüşmelerin Dışişleri Bakanı Rubio aracılığıyla gerçekleştiğini söylemişti. Küba’yı “başarısız bir ülke” olarak nitelendiren Trump, “Kesinlikle bir anlaşma yapmalılar.” ifadesini kullanmıştı.
Donald Trump ile Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, 30 Ocak’ta sınır güvenliği, uyuşturucu kaçakçılığı ve ticaret konularında telefonda görüşmüştü. Trump, 30 Ocak’ta, “ulusal acil durum” ilan ederek Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden ithal edilen mallara gümrük vergisi uygulanmasına olanak tanıyan kararname imzalamıştı. Küba yönetimiyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda başlatılan görüşmelerle ilgili çelişkili açıklamalar yapıldığı belirtiliyor.
Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ABD’nin ülkesine uyguladığı petrol ablukasına karşı tepkisini dile getirerek, “Bir büyük gücün, küçük bir ülkeye karşı bu denli saldırgan ve suç niteliği taşıyan bir politika benimsemesi kınanmalıdır.” açıklamasında bulunmuştu.
Reklam & İşbirliği : [email protected]