Yarın AB Konseyi’nin dönem başkanlığı Belçika’dan Macaristan’a geçecek. Macaristan 2011’de ilk kez üstlendiği bu görevi, 1 Ocak’a kadar sürdürecek. Yılda iki kez AB’ye üye ülkeler arasında dönüşümlü olarak üstlenilen dönem başkanlığı, bu kez, AB’nin rutin içsel dinamiği olmasının dışında bir anlam taşıyor.
Macaristan, dönem başkanlığının önceliklerini; “çiftçi odaklı bir AB tarım politikası, tutarlı ve liyakate dayalı bir genişleme politikası, demografik zorlukların ele alınması, yasa dışı göçün önlenmesi, Avrupa savunma politikasının güçlendirilmesi, üye ülkeler arasında uyum politikasının geleceğinin şekillendirilmesi ve Yeni Avrupa Rekabet Edebilirlik Anlaşmasının kabulü” olarak duyurdu.
Macaristan’ın AB ile ilişkisi giderek gerginleşirken, AB’nin Macaristan’a yönelik eleştirileri artıyor. AB, Macaristan’ın yönetim şeklini “seçimli otokrasi” olarak tanımlayarak, ülkenin AB’nin değerlerini sistemik olarak tehdit ettiğine karar verdi.
Macaristan’ın dönem başkanlığı, endişeyle bekleniyor. Üye ülkelerin ve AB yönetiminin, Macaristan’ın dönem başkanlığı süresince nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu. Aşırı sağın yükseldiği bu dönemde, Macaristan’ın AB’nin rotasında ne gibi değişiklikler yapabileceği tartışma konusu.
Reklam & İşbirliği : [email protected]
Yorum Yap