Almanya‘da Max Planck Akıllı Sistemler Enstitüsü‘nün öncülüğünde yürütülen araştırmada, filler‘in hortumlarının özellikle uç kısmında yoğunlaşan ve sayısı yaklaşık 1000‘i bulan kılların, görünüş olarak kedi ya da fare bıyığını andırsa da yapısal açıdan farklılık gösterdiği belirlendi. Bu özel kılların fillerin dokunma duyusunda kilit rol oynadığı, kalın derilerine ve zayıf görme yetilerine rağmen kılların yardımıyla çevrelerini hassasiyetle algılayıp nesneleri son derece kontrollü biçimde kavrayabildikleri ortaya kondu.
Çalışmada, kılların, temas noktalarını ayırt edebilecek şekilde titreşim ürettiği tespit edildi. Bu titreşimlerin hortumdaki sinir hücreleri tarafından algılandığı belirtildi. Araştırmacılar, fil hortumunun hassas dokunma yeteneğinden ilhamla yeni robotik dokunma sensörleri geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Çalışmada elde edilen bulgulara göre, fillerin, ezmeden veya kırmadan yiyecekleri tutabildiği, diğer fillerle iletişim kurabildiği ve karşılıklı etkileşimde bulunabildiği aktarıldı. Araştırmacılar, bu sayede fillerin çevresini daha iyi algılayarak etraflarındaki nesnelerle etkileşime geçtiklerini vurguladılar. Çalışmanın detaylarına, “Science” dergisinde yer verildi.
Reklam & İşbirliği : [email protected]